Mutluluk ve Hüzün Arasında Bir Köprü: Beirut

İlk Beirut’u ne zaman dinlemiştim tam hatırlayamıyorum ama, öyle bir büyüsü var ki şarkılarını bir kere dinleyip unutmanız pek mümkün değil.

Nantes, Elephant Gun, Postcards from Italy… 21 Eylül Cuma akşamı, Kuruçeşme Arena’da toplanmamızın nedeni yaşıtım olan ve başarısıyla kıskandığım Zach Condon ve grubuydu. Açıkcası Arena’da birçok konsere gittim, ilk kez bu kadar delicisine bir kalabalık gördüm. Meğersem Beirut’un hatırı sayılır bir hayran kitlesi mevcutmuş ülkemiz topraklarında.

Benim en sevdiğim şarkıları Nantes’i beklemekten diğer şarkılara pek konsantre olamadım desem yalan olmaz. 🙂 Boğazdan esen esinti de artık bu konserin son yaz performansı olduğunu bize hatırlattı. Zach bir türlü söyleyemediği “teşekkürler” telaffuzu ile ilk başlarda şirin olsa da bir süre sonra keşke bu kadar uğraşmasa dedirtti.

İki kez sahneye geri dönen Beirut: “Başka söyleyecek şarkımız kalmadı” diye açıklama yapmak zorunda kaldı. Gerçekten kimse evine gitmek istemiyor gibiydi, ben hariç çünkü gerçekten çok üşümüştüm.

Neyse ki, Beirut uğruna hasta olmadım. Şimdi önümüzde 30 Eylül Pazar Urban festival ve 6 Ekim LMFAO konseri var. Oralardaysanız belki yanyana dans ederiz kim bilir? 🙂

Bol müzikli günler.

Meraklısına: http://beirutband.com/

No Comments

Post A Comment