32. Film Festivali’nde Müzik Temalı Filmler

Bu sene 32.kez düzenlenen İstanbul Film Festivali’nden sizler için seçtiğim müzik temalı filmleri daha yakından tanımak ister misiniz? O zaman buyurun:

Quartet (Dörtlü): Efsanevi aktör Dustin Hoffman, sinemaya başladığı günden beri hayalini kurduğu oyunculuktan yönetmenliğe geçişini bu filmde gerçekleştiriyor.  Çocukluk arkadaşları Wilf ve Reggie, eski iş arkadaşları Cissy ile birlikte, eski opera sanatçılarının kaldığı bir huzurevi olan Beecham´da kalmaktadır. Ev sakinleri her yıl Giuseppe Verdi´nin doğum gününde konser vererek huzurevine yardım toplar. Eski Quartet’lerinin dördüncü üyesi olan meşhur soprano Jean´ın huzurevine yerleşmesiyle, o yılın konser planı çözüme kavuşur. Tek sorun Jean´ın sahneye çıkmayı reddetmesidir.

Fragmanı izlemek için buraya tıklayabilirsiniz. 

Greeting From Tim Buckley (Tim Buckley’den Sevgilerle): Kendi kuşaklarının efsanevi müzisyenlerinden Tim Buckley ve Jeff Buckley´in hiç kesişmeyen yollarının hikâyesini anlatan filmde, henüz tanınmamış bir müzisyen olan Jeff Buckley´in hayatından birkaç günü izleme şansını elde ediyoruz. Tim Buckley anısına düzenlenecek bir konserde sahne alması istenen Jeff, konser hazırlığı sırasında New York sokaklarında geçmişe doğru bir yolculuğa çıkar ve hiçbir zaman barışamadığı geçmişi, kökleri ve babasının müziğiyle tanışır.

 

 

 

 

 

 

Searching For Sugar Man (Bir Şarkının Peşinde): Müzik aşkını, sözleri içinize işleyen şarkıların tutkusunu hissettiren bir film olan Şarkının Peşinde, 60´ların sonunda Detroit´te bir barda keşfedilen Rodriguez’in hikayesi. Kendi kuşağının en büyük sanatçılarından biri olacağına inanan yapımcılar, sanatçıya bir albüm kaydetme şansı verirler. Albüm çok ses getirir, ancak sahnede intihar ettiği söylentileriyle ortadan kaybolan Rodriguez´e gerçekte ne olduğunu kimse öğrenemez. Yönetmen Malik Bendjelloul ilk filminde Güney Afrika´da bir özgürlük simgesine dönüşen filmde, eski zaman müzikleriyle umut dolu bir yeniden buluşma hikâyesi anlatılıyor.

Song For Marion (Yarım Kalan Şarkı): Kanserle mücadele eden eşi Marion´ın ısrarlarıyla, sıra dışı yerel bir koroya katılan Arthur,  koronun yönetmeni Elizabeth´in cazibesine karşı koymaya çalışır. Müzikal bir keşifte aradığından çok daha fazlasını bulacak, bu sayede hayatı yeniden sevmeyi öğrenecektir. Paul Andrew ´nun yönetmenliğindeki, komedi ve dramın bir arada bulunduğu bu dokunaklı film, değişmek için asla geç olmayacağını kanıtlamak istiyor.

 

 

 

 

 

 

A Late Quartet (Son Konser): Kahramanlarımız son konserlerinden önce duygusal çalkantılar yaşayan bir klasik müzik dörtlüsü; onları canlandıranlar ise Hollywood´un en parlak oyuncuları. Dünyaca ünlü yaylı çalgılar dörtlüsünün sevilen viyolonsel sanatçısı acımasız bir hastalığa yakalanınca grup dengesini kaybeder; bastırılmış duygular, çarpışan egolar ve kontrolden çıkmış tutkular yıllardır süren dostluk ve uyumu tehdit etmeye başlar. 25. yıldönümleri için verecekleri konser yaklaştığından, müzisyenler, sorunlarını çözüp birlikteliklerini korumak ile sonsuza dek ayrılmak arasında seçim yapmak zorundadır. Beethoven´ın Opus 131 Yaylılar Dörtlüsü adlı olağanüstü eserinden esinlenen ve bu yapıt etrafına örülen Son Konser oda müziğine ve New York kültür dünyasına saygı duruşunda bulunuyor.

No Comments

Post A Comment